Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin (NHKSAM) düzenlediği “Aşiyan Konuşmaları” serisinin 4 Kasım’daki konuğu Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alp Bassa oldu. Çevrimiçi gerçekleşen etkinlikte Doç. Dr. Bassa, matematik ve müziğin karşılıklı ilişkisine dair
Beyincik, amigdala (beynin duygusal merkezi) ve ön (frontal) lob la bağlantılıdır. Müzik dinlerken beyindeki zevk merkezi olan nükleus akumbens harekete geçerek iyi hissetmemizi sağlayan nörokimyasal dopamini serbest bırakır. Bu kimyasal çok sevdiğimiz bir şeyi yerken veya orgazm olurken salgılanan kimyasaldır.
4Atatürk ve Atatürkçülük ile ilgili konuların müzik dersi konuları ile bütünleştirilerek işlenmesine, 5-Yıllık ve günlük planların değişen 5.sınıf müfredatına uygun olarak hazırlanmasına,
1-2 Kasım 2012 tarihlerinde Ankara, Bilkent Üniversitesi’nde, İletişim ve Tasarım Bölümü’nün (COMD) ev sahipliğinde gerçekleştirilen Audio Technologies for Music and Media (ATMM) konferansı ile ilgili olarak yazdığım ve Sound dergisinin 2012 Mayıs sayısında yayınlanan “ATMM 2012: Müzik ve Medya için Ses Teknolojileri
4 Terminoloji ve kültür konusu ile ilgili yanlış bilgi ve ifadeler. 1- Ayak, Makam, Dizi konusu ile ilgili yanlış bilgi ve ifadeler; Konu ile ilgili bir çok araştırma ve yayın yapılmış olmasına rağmen, bu konunun yeterince anlaşılamamış olduğu yazılan bilgilerden görülmektedir.
Son yıllarda sosyal medya odaklı büyüyen linç kültürünü nedenleri ve sonuçları üzerinden değerlendiren araştırma, bu bağlamda tüketici ve marka ilişkisi ile ilgili de önemli tespitler ortaya koyuyor. Sıkıldığımız an telefona ve sosyal medyaya sarılıyoruz İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası.
Syv5OM. Türkiye’deki – Ülkemizdeki Başlıca Müzik Türleri TÜRKİYE’DEKİ BAŞLICA MÜZİK TÜRLERİ Halk müziği Türkiye’nin çeşitli yörelerinde farklı ağızlar ve formlarda söylenen yöresel etnik müziklerin tümüdür. Yapısal olarak folklorun bir parçasıdır. Anadoluhalk müziği, sözlü halk müziği ve sözsüz halk müziği olmak üzere ikiye ayrılır. Sözlü halk müziğine genel olarak türkü adı verilir. Sözsüz halk müziği ise düzenli yöresel çalgı halk müziği formları Halk türkülerinin ölçülü olanına kırık hava, ölçüsüz olanına uzun hava Hava Ritmik karakterleri ve ölçüleri belirgin olan ezgilerdir. Düzenli bir ritim özelliği göstermekle birlikte geleneksel söyleyiş kalıplarına bağlı olarak icra edilen bir Hava Geleneksel Türk halk müziğinde genel olarak serbest ritmli usulsüz olarak söylenen ezgi türüdür. Başlıca formları, bozlak, gurbet havası, hoyrat, divan, yol havası, Arguvan ağzı, Çamşıhı ağzı, maya, barak ağzı ve müstezattır. Başlıca çalgılar Bağlama Saz , Kaval, Kemençe, Zurna, Davul, Mey Sanatçılar Aşık Veysel, Neşet Ertaş, Davut Sulari, Ali Ekber Çiçek, Aşık Mahzuni Şerif, Şemsi Yastıman, Nida Tüfekçi, Muzaffer Sarısözen, Muharrem Ertaş, Gülşen Kutlu, Arif Sağ, Musa Eroğlu, Yavuz Top, Erdal Erzincan, Erol Parlak Klasik Türk Osmanlı Müziği Klasik Türk Müziği, klasik Batı müziği ve Hint müziği ile beraber dünya üzerinde süreklilik ve gelenek oluşturma bakımından mevcut üç klasik müzikten birisi olarak kabul edilir. Makamsal olan bu müziği, Cinuçen Tanrıkorur gibi “Osmanlı Müziği” olarak adlandıranlar olduğu gibi, ona “Geleneksel Türk Müziği” adını verenler de vardır. Klasik Türk müziği tarihsel açıdan altı döneme ayrılabilir oluşum dönemi, dönüşüm dönemi, klâsik dönem, son klasik dönem, romantik dönem ve çağdaş dönem. 20. yüzyılın ortalarından bugüne kadar gelen dönem çağdaş dönemdir. Türk Sanat Müziği ile Klasik Türk Müziği birbirine yakın kavramlar olmakla birlikte; “Klasik Türk müziği”, tarihî anlayış ve geleneği temsil ederken, “sanat müziği” kavramı ise daha çok bu müziğin Cumhuriyet döneminde aldığı modern biçimi ifade eder. En önemli aktarım ve anlayış aracı olan meşk geleneği öğrencinin bir üstadın “elinden geçerek” müziği öğrenme süreci ’dir ve bu süreç Cumhuriyet döneminde sona ermiştir. Başlıca çalgılar Ud, kanun, keman, ney, tambur, lavta, klasik kemençe, rebab, santur, kudüm, def ve zil’ İsmail Dede Efendi, Itri, Münir Nurettin Selçuk, Sadettin Kaynak, Hacı Arif Bey, Yesari Asım Arsoy, Avni Anıl Klasik Batı Müziği / Çağdaş Türk Sanat Müziği Türkiye’de Cumhuriyet Döneminde girişilen devrim hareketleri sanat konularına da yöneldi. Daha çok Klasik Batı müziğine önem verildi. Yetenekli gençlerin Avrupa ülkelerine gönderilip yetiştirilmesi hareketi başladı. Müzik eğitimi veren kurumların açılmasına öncelik yılından bu yana da bu alanda dünyaca tanınan yetenekli yorumcular yetişti. Sanatçılar Türk Beşleri A. Adnan Saygun, Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Necil Kazım Akses , Fazıl Say, Ayla Erduran, Suna Kan, İdil Biret, Cihat Aşkın, Tuluyhan Uğurlu, Güher Pekinel ve Süher Pekinel kardeşler, Leyla Gencer, Ayhan Baran Türkçe Caz 1950’lerden sonra ilerleme gösterdi ancak uzun bir süre yerinde saydıktan sonra özellikle 90’lı yıllardan itibaren ilgi artmış, müzisyen ve dinleyici boyutuyla gelişim göstermeye başlamıştır. Çok popüler olmayan ancak saygın bir türdür. Sanatçılar Tuna Ötenel, Okay Temiz, Neşet / Nükhet Ruacan, Kerem Görsev, Erol Pekcan, Aydın Esen, Ayşe Tütüncü Dini Müzikler; Müzik çerçevesinde, İslam dininin gereği olan, farz, sünnet ve nafile, ibadete çağırma, yardımcı olma ya da süsleme amacıyla yararlanılan ve kullanım alanına göre “Ser’i Müzik” ve “Tasavvufî Müzik”, seslendirildiği yere göre de “Cami Müziği” ve “Tekke Müziği” diye nitelenen müzikler, “Dinsel Müzik” genel başlığı altında toplanabilir. Islâm ibâdetinde önemli bir yeri olan “Tilâvet” Kuran okuma, “Ezan”, “Salevât”, “Temcîd” gibi formlar, “Cami Müziği” türüne girer. Çesitli Tasavvuf yollarının, özellikle Mevlevî’lerin ve Bektâşî’lerin, bir çesit dinsel dansa da yer verilen törenlerinde, seslendirdikleri müzikler “Mevlevî Âyînleri” ve Bektâşî “Deyiş”leri ile “Semah”ları ise “Tasavvufi Müzik” türü içinde yer alır. Popüler MüziklerPopüler Müzikler, büyük ölçüde tüketim nesnesi olarak üretilmis ya da böyle olmamasina karsin bir süre sonra bu tür bir özellige bürünmüs, biçimi kendine özgü sektörel isleyisin ölçütleri içinde yapilandirilan ki söz konusu ölçütlerin olusumunda temel alinan degerler, belirli bir toplu kesimin kültürü içindeki begeniye dayanmayip, büyük ölçüde bilesik kültüre ait müziklerdir. Popüler kültüre ait sanatsal ürünlerin çogalmalari ve toplumun her kesiminde giderek yayginlasmasi Avrupa’da nasil sanayi toplumu içinde somut biçimde yasanmissa, ülkemizde de sanayilesme çabalari ve ona bagli olarak gelisen hizli kentlesme, toplum içinde kendine özgü popüler kültürel bir atmosfer yaratmistir. Popüler kültürün etkili olduğu geniş kitlenin, sanatsal uygulamalardan beklediği temel değerler, onların kolay anlaşılması, doğrudan kavranması ve derinlik gerektirmemesi, böylece sorgulama istememesi şeklinde özetlenebilir. Ülkemizde popüler kültür ürünleri, özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde renklenmiş, nesne ya da görsel açıdan geniş bir çevreye seslenir olmuştur. Hızla değişerek ilerleyen yeni kültürel oluşumlar, “popüler kültüre ait sanatsal üretim” gibi metalaşmış sanatsal ürünler anlamına gelen üretimler için elverişli ortamları oluşturmaktadırlar. Popüler kültür ve bu kültüre ait müzikler popüler müzikler ülkemizde, böylesine bir atmosfer içinde toplumun her kesiminde büyük bir hızla yayılmış; 2000’e ulaşıldığında toplumun tamamına yakın bir orana ait müzik beğenisine yanıt verme onu yönlendirme gücünü yakalamıştır. 1970’lerden sonra geniş halk kitlelerine hitap eden kategorilere ayrılır Türk Pop MüziğiTürkçe Rock Müzik Anadolu Rock Arabesk müzikProtest MüzikFantezi müzikTürk Pop Müziği Popüler Türk Müziği ya da diğer adıyla Anadolu Pop modern popüler müzik kalıplarıyla oluşturulmuş ya da yoğun modern müzik kalıplarının üzerine hafifçe alaturka ve halk müziği ezgileri monte edilmesiyle oluşturulmuş Türk müziği çeşididir. Türk Pop Müziği’nin geçmişi çok eskilere gitmez. Ancak 30-40 yıllık bir geçmişi / Gruplar Semiha Yankı, Sezen Aksu, Tarkan, Ajda Pekkan, Zerrin Özer, Erol Evgin, Barış Manço, Melih Kibar, Onno Tunç, Attila Özdemiroğlu, MFÖ, Yeni Türkü, Ezginin Günlüğü, Sertab Erener, Garo Mafyan, Bülent Ortaçgil, Selim Atakan, Vedat Sakman Rock müzik Anadolu Rock Türk halk müziği türkü ile rock müziğin birleşimi müzik türüdür. 90’lı yıllardan itibaren halk müziği formlarından gittikçe uzaklaşarak Pop müziğe / Gruplar Erkin Koray, Barış Manço, Cem Karaca, Fikret Kızılok, Moğollar, Mazhar-Fuat-Özkan, Edip Akbayram, Mor ve Ötesi, Bulutsuzluk Özlemi, Haluk Levent, Teoman, Şebnem Ferah, Özlem Tekin, Vega, Duman, Hayko Cepkin Arabesk Oryantal bir müzik türüdür. Daima duygusal olan şarkı sözleri, başarısız aşkları, her türlü günlük sıkıntıları konu olarak ele alıp umutsuzluğu ve başarısızlığı ifade etmektedir. Türkiye’de özellikle 1980’li yıllarda Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Kibariye, Emrah, Ceylan Protest müzik Siyasi ve toplumsal içerikli lirik yapısı ile muhalif bir görüşü dile getiren müzik türüdür. Yerelden evrensele kadar uzanabilecek bir bakış açısına sahip olabilir. Marş türevi katı ritim yapısının aksine ağıt tınıları içeren sanatsal kompozisyon özelliği de taşıyabilir. Genel olarak sert karakterli ve serzenişe atıf yapan bir mizacı / Gruplar Cem Karaca, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli, Grup Yorum, Mor ve Ötesi Fantezi müzik Klasik Türk Müziği ya da Türk Sanat Müziği olarak adlandırılan formun sert kalıplarının dışına çıkılarak daha popüler yorumlanmasıyla ortaya çıkan ve Türkiye’ye özgü bir müzik Gülben Ergen, Hülya Avşar, Sibel Can, Seda Sayan, Ebru Gündeş, Petek Dinçöz, Emel Sayın, Neşe Karaböcek, Gülden Karaböcek, İbrahim Tatlıses, İsmail YK, Özcan Deniz, Mahsun Kırmızıgül, Ümit Besen, Sinan Özen, Adnan Şenses, Cengiz Kurtoğlu.———–Not Tüm bilgileri netten derledim. Ticari hiçbir kaygım yoktur. Müzik eğitimine katkı amacıyLa payLaşıyorum. Ancak yine de bu yazıda, farkında oLmadan teLif hakkı oLan bir böLüm varsa ve hak sahipLeri bu yayını kaLdırmamı isterLerse, hak sahipLerinin istekLerini yerine getireceğim. Saygılarımla… “Yazı Alıntıdır içeriği güzel ve yararLı olduğu için paylaştım yayınlayıcının istediği durumda
6. , 7. ve 8. SINIFLAR Atatürk ve Müzik Cumhuriyet ile gelişen Türk Müziğinin araştırılması ve sunulması. Atatürk’ün müziğe verdiği önem Atatürk’ün Türk müziğine verdiği önem Atatürk’ün belirlediği müzik ilkeleri doğrultusunda yapılan çalışmalar Tarih Şeridi Müzik dönemleri, bestecileri, önemli müzik olaylarını içeren bir tarih şeridinin hazırlanması ve sunulması. Besteci Kartları Barok ve Klasik Dönem bestecilerinin resimlerinin ve kısa yaşam hikâyelerinin olacağı 10×8 boyutlarında tanıtım kartlarının hazırlanması ve sunulması. Fotoğraf Albümü Yaylı, vurmalı, nefesli, telli ve tuşlu çalgılara ait fotoğraflardan ve küçük tanıtım yazılarından oluşan bir fotoğraf albümünün hazırlanması ve sunulması. Besteci, Yorumcu, Müzisyen ve Orkestra Şeflerinin Yaşam ve Müzik Öyküleri Besteci, yorumcu, müzisyen ve orkestra şeflerinin meslek yaşantılarının ve hayat öykülerinin röportaj ve fotoğraflarla desteklenerek araştırılması ve sunulması… Dünyaca ünlü müzisyenler ve eserleri hakkında araştırma yapılarak eserlerinin dinletilmesi Dünyaca ünlü Türk müzisyenler ve eserleri hakkında araştırma yapılarak eserlerinin dinletilmesi Çalgı Tanıtımı İstenilen bir enstrümanı tüm özellikleri ile araştırılarak dergi ya da albüm şeklinde hazırlanması ve sunulması. Müzik Dergisi İçinde çalgı aleti tanıtımı, besteci tanıtımı, müzik festivalleri, konser haberlerinin yer aldığı bir dergi hazırlanması ve sunulması. Dünyadaki Müzik Türlerinin Araştırılarak Tanıtımının Yapılması Klasik, Newage, Rock, Caz, Pop, Rap, Heavy Metal, vb… müzik türleri hakkında araştırma, sunum yapılması Türkiye’deki Müzik Türlerinin Araştırılarak Tanıtımının Yapılması Türk Halk Müziği -Yöresel Müzik Kültürü-, Türk Sanat Müziği, Rock, Anadolu Rock, Caz, Pop, Rap vb müzik türleri hakkında araştırma, sunum yapılması PERFORMANS GÖREVİ KONULARI 4. ve 5. SINIFLAR a- Çocuk şarkılarının seslendirilmesi b- Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. c Atatürk ile ilgili şarkı, türkü ve marşların araştırılması d- Müzikli gösteri hazırlanması 6. SINIFLAR a-Atatürk ve müzik konulu sunum hazırlanması b-Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. c-Müzik eşliğinde dans gösterisi hazırlanması. d-Bir türkünün hikâyesinin canlandırılması. 7. SINIFLAR a-Müzik eşliğinde şiir dinletisi hazırlanması. b-Koro gösterisi hazırlanması. c- Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. d-Ülkemizde müzik eğitimi veren kurumlar hakkında sunum hazırlanması. e- Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. 8. SINIFLAR a-İstiklal Marşı’nın yönetimi b-Sınıfta şarkı öğretimi c-Sınıfta öğrenilmemiş güncel ve sevdiği bir parçanın çalınması d Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. e Müzik eşliğinde şiir dinletisi hazırlanması. NOTÖğrencilerimizin bu çalışmaları, kendi araştırma, inceleme, yorum gücünü ve yaratıcılığını kullanarak yapması beklenmektedir. Ödev konularına göre çeşitli fotoğraf, resim, CD, makale ve röportaj teknikleri kullanılabilir. ÖDEV TESLİM TARİHLERİ Performans GörevLeri Birinci dönem için 1 – 5 Aralık ………. tarihlerinde, İkinci dönem için 13 – 17 Nisan ……… tarihlerinde, Yorum yaparak destek olabilirsiniz.
Müzik Dersi İle İlgili Temel Bilgiler Tanım olarak müzik musiki , "İnsanların kelimeler ile anlatamadığı duygu, düşünce ve hislerini melodik seslerle anlatma sanatıdır". Müziğin diğer bir tanımı ise "insanların kendi yapılarına uygun, yaşadığı ortama göre sesleri kullanma sanatıdır" şeklindedir. SES Bir cismin titreşiminden meydana gelen dalgaların hava yolu ile kulağımıza ulaşmasına DUYULMASI İşitme İnsanlarda işitmeyi ve duymayı sağlayan organı kulaktır. Dış kulağa iletilen ses, orta kulağa intikal eder. Orta kulaktan ise iç kulağa geçerek sinirler aracılığı ile beyine ulaşır. Böylece ses beyinde canlandırılmış diğer bir deyişle duyulmuş HIZI Sesin herhangi bir cisim veya maddeden çıktığı andan itibaren bulunduğu ortama göre belirli bir ulaşma hızı vardır. Bu konuda yapılan çalışmalara göre durgun ve ısı derecesi sıfır olan bir ortamda ses saniyede 340 metre hız TİTREŞİM ÖZELLİKLERİ Seslerin incelik - kalınlık dereceleri ve zamana göre titreşim özellikleri vardır. Örneğin LA sesi bir saniyede 440 titreşim gerçekleştirir. Diğer sesler de buna göre SESLERİ Müzik sesleri İnsan Sesleri ve Müzik Aletleri Sesleri olmak üzere ikiye ayrılır. * İnsan Sesleri İnsan sesleri , Kadın Sesleri ve Erkek sesleri olarak iki guruba ayrılır.* Erkek Sesleri Tenor İnce, Bariton Orta , Bas Kalın olarak üçe ayrılır.* Kadın Sesleri Soprano İnce , Mezzo Soprano Orta, Alto olarak üçe MERDİVENİ İnsan kulağı ile duyulması imkanı olan seslerin en kalınından en incesine kadar sıralanış biçimine ses merdiveni denir. Ses Merdiveni üç bölüme ayrılır Bunlar Kaba Bölge, Orta Bölge ve Tiz DİZEK Seslerin nota şekilleri ile, üzerine yazıldığı beş yatay paralel çizgiden ve dört aralıktan oluşan şekle porte veya dizek - PorteNOTA Müzik seslerini göstermeye yarayan işaretlere nota denir. Temel olarak müzik ' te 7 adet nota bulunmaktadır. Bunlar DO - RE - Mİ - FA - SOL - LA - Sİ ' ÜZERİNDEKİ EK ÇİZGİLER Portenin dışına taşan yani birinci çizgiden önce veya beşinci çizgiden sonra yazılması gereken notaları yazmak için çizilen İki nota arasındaki mesafeye yani ses farkına denir. PORTE ÜZERİNDE NOTA YERLERİ Türk Müziğinde genellikle Kaba " La " ile Tiz " Mİ " arasındaki notalar kullanılır. ANAHTAR Portenin sol tarafına konulan ve konulduğu her çizgiye kendi adını veren şekle anahtar adı verilir. Müzikte üç tür anahtar bulunur. Bunlar SOL ANAHTARI , DO ANAHTARI ve FA Notaların vermiş olduğu zaman bütünlüğüne süre denir. Sesli Süre ve Sessiz Süre olmak üzere iki çeşit süre vardır. Sesli süreler notaların seslendiriliş zamanını, sessiz süreler ise notalar arası bekleme zamanını ifade eder. Sessiz süreler Müzikte ES işareti ile SES İki bitişik notanın veya derecenin gösterdiği aralığa Tam Ses denir. Bu notaların gösterdiği küçük aralıklara da Yarım Ses denirKOMA İki tam ses arasındaki dokuz küçük sesin her birine verilen Bir müzik eserinin eşit süreli bölümlerine Ölçü denir. Ölçü çizgileri porteye dikey olarak konulur. Her ölçüde ölçü rakamı kadar nota süreleri ÖLÇÜ ANAKRUS Bazı eserlerde ilk ölçü çizgisinden önce gelen ölçülere verilen Perde anlamına gelen bir terimdir. Seslerin arasındaki farka ses farkına derece denir. Türk Müziğinde perdelerin nota isimlerinin yanı sıra özel isimleri de vardır. Örneğin LA sesi Dügah olarak bilinir, RE sesi Neva , KABA RE ise Yegah olarak PERDE Türk müziğinde makamların dizilerinde dörtlü ve beşlilerin birleştiği ses güçlü perde veya güçlü ses TÜRLERİ Nota veya derecelerin porte üzerinde diziliş şeklidir. Üç ayrı türü vardır. Bunlar A DİATONİK TÜRB ANORMONİK TÜRC KROMATİK TÜR ' Çok sesli müziğe verilen Birden fazla sesin aynı anda çıkarılmasına müzik porte nota dizek Ölçü ders notu konu özeti çalışma notları özetler ders anlatım eğitim öğretim kaynakları porte nedir dizek nedir eksik ölçüanakrus nedir müzik dersi müzik sesleri Henüz Yorum Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Üniversite sınavlarına hazırlanan ve Müzik bölümünü seçmeyi düşünen adaylara bu meslek hakkında bilgileri, puanlarını ve mesleğin geleceği hakkında bilgileri derledik. İşte Müzik Bölümü – Mesleği hakkında bilgiler Müzik Bölümü Tanıtımı Programın Amacı Müzik eğitimi konservatuvarda verilmektedir. Konservatuvarların amacı klasik batı müziği, Türk sanat müziği ve Türk halk müziği alanında çalışacak sanatçıları yetiştirmek ve bu konuda araştırma yapmaktır. Konservatuvarların müzikle ilgili başlıca programları şunlardır Müzikoloji Yaylı Çalgılar Temel Bilimler Nefesli Çalgılar ve Vurma Sazlar Kompozisyon Şeflik Ses Eğitimi Çalgı Yapım Şan-Opera Piyano-Harp Konservatuvarlarda ayrıca tiyatro, bale ve halk oyunları programları da bulunmaktadır. Programda Okutulan Belli Başlı Dersler Konservatuvarlarda eğitim süresi, hazırlık sınıfıyla beş yıldır. Hazırlık sınıfında başarılı olmayan öğrencinin okulla ilişkisi kesilir. Konservatuvarda armoni, form bilgisi, ses eğitimi, ritmi uygulaması, nota yazım bilgisi, solfej, partisyon bilgisi, enstrüman bilgisi, oda müziği, Türk sanat müziği, Klasik batı müziği ve Türk halk müziği, orkestra ve koro şefliği, müzik tarihi, diksiyon ve fonetik, şan ve eşlik, atölye ve teknoloji gibi dersler okutulur, şan opera programı, yaylı ve nefesli sazlar, piyano ve harp programlarında, beceri geliştirici uygulama ağırlıklı dersler verilir. Gereken Nitelikler Konservatuvara girebilmek için lise veya dengi okul mezunu olmak, ÖSS’de belirli bir puanın üzerinde puan almış olmak ve açılan yetenek sınavında başarılı olmak gerekir. Bu sınavda başarılı olmak için herşeyden önce üstün bir müzik yeteneğine sahip olmak gereklidir. Müzik alanında çalışacak kimselerin uzun ve yorucu çalışmalardan bıkmayacak kadar müziği sevmeleri, mesleklerinde başarılı olmalarının ön koşuludur. Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler Konservatuvarı bitiren kimselere “Konservatuvar Diploması” verilir ve diplomada eğitim gördüğü alan belirtilir. Konservatuvar mezunları, Müzik İcracısı, “Kompozitör” veya “Şef” unvanı ile şan opera programını bitirenler “Korist” veya “Opera” Sanatçısı unvanı ile çalışırlar Çalışma Alanları Konservatuvar mezunları, başta Devlet Senfoni Orkestrası ve Devlet Opera ve Balesi olmak üzere çeşitli kültür kurumlarında, TRT’de görev alabilirler veya serbest çalışabilirler. Temel bilimler ve müzikoloji bölümünden mezun olanlar konservatuvarlarda öğretim elemanı olarak görev yapabilirler. Müzik Nedir, Müzik Ne İş Yapar, Müzik Maaşları, Müzik İş İmkanları, Müzik İş Çalışma Alanları, Müzik Mesleği Hakkında Bilgiler, Müzik Bölümünün Geleceği, Müzik Bölümünü Seçecek Olanlarda Nasıl Özellikler Olmalı, Müzik Bölümü Tercih Edilir mi, Müzik Tanıtımı, Müzik Kazanç Durumu ve İş Olanakları, Meslek Rehberi, Müzik Mezunları Ne İş Yaparlar , Müzik Mezun Olduktan Sonra İş İmkanı Nerede Çalışırlar, Müzik İş Bulma Durumu > Müzik Bölümü Hakkında Sorularınızı ve Yorumlarınızı Aşağıdan Anında Yazabilirsiniz
MÜZİK EĞİTİMİNİN ÇOCUK GELİŞİMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Itır Eskioğlu * Cumhuriyetimizin 80. Yılında Müzik Sempozyumu, 30-31 Ekim 2003, İnönü Üniversitesi, Malatya Bildiriler, I. GİRİŞ Müzik eğitiminin çocuk gelişimine etkilerinden söz etmek demek, öncelikle “müzik-çocuk gelişimi” ikilisi arasında bir korelasyon olduğu denencesini savunuyor olmak anlamına gelmektedir. Bu denenceyi destekleyen temel sayıltı ise, müziğin insan yaşamında belirli bazı işlevleri olduğudur. Müziğin işlevleri, özü bakımından estetik temelli olup, bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik, eğitimsel nitelikler taşır. İşlevlerinin insan yaşamındaki yeri ve önemi nedeniyledir ki, müzik, insanlık tarihinin en eski çağlarından beri, hem çok etkili bir eğitim aracı, hem de çok önemli bir eğitim alanıdır. Uçan, 1994 Müziğin temel eğitimindeki ilk amaç, çocukta müzik sevgisini uyandırmak, hayal dünyasında müzik imgesini geliştirmek, ritim duygusunu ve kulak duyarlılığını kesinleştirmektir. Pamir Müziği seven çocuk insanı sever, toplumu sever, yaşamı sever, eşsiz bir ruh gücü ve zenginliği kazanır. Eflatun’un da dediği gibi, estetik eğitim, ahlak eğitimini de etkiler. Venedik Taciri adlı oyununda “Kendinde müzik olmayan, seslerin tatlı ahenginden heyecan duymayan insan, hinlik ve hırsızlık için yaratılmıştır. Onun ruhu geceden daha karanlık, tutkuları cehennemden daha karadır. Böyle bir insana güvenmeyiniz!” diyen sözlerinden de yola çıkarak, insan ruhunun güzelliklerin yüceltebileceğini vurgulamak gerekir. Müzik bir güzellik ve eğitim aracıdır; insanı yumuşatarak geliştirir. Yönetken, 1993 Sanat, “yeterli ve amacına uygun müzik eğitimi almış bireylerden oluşan, sanat kültürü almış aydınlara sahip” toplumlarda rahat soluk alır ve gelişebilir. Avrupa’da müzik sanatı son yüzyılındaki büyük gelişimini geniş ölçüde okul müzik eğitimi ve öğretimine borçludur. Yönetken, 1993 2. YÖNTEM Bu araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır ve evrenini, “müzik eğitiminin yararları”, örneklemini “müzik eğitiminin çocuk gelişimindeki etkileri”, oluşturmaktadır. Bu araştırmanın konusu ve kapsamı gereği, “yazımlanmış” ve “yazımlanmamış” veri kaynaklarının her ikisinden de Bilir kişilerin görüşlerinin alınması kapsamında elde edilen bilgilerden ve konuyla ilgili olarak yararlanılan İngilizce yazılmış/İngilizce’ye çevrilmiş/Türkçe’ye çevrilmiş kaynaklardan elde edilen veriler bulgular bölümünde kullanılmıştır. 3. BULGULAR VE YORUM 3. 1. Çocuğun Gelişiminde Olumlu Etkilere Sahip Olabilmesi İçin Müzik Eğitiminde Bulunması Gereken Nitelikler Suzuki’ye göre, çocukların pek çok yeteneğinin3 kendi yapılarının bir parçası haline gelene dek geliştirilmesi gerektiği açıktır. Ancak okullardaki müfredat öğrenmenin bu temel kuralını göz ardı ederek, bireysel farklılıklarsa hiç düşünülmeyerek uygulanmaktadır. Çocuklar günlük olarak, sürekli zorluğu artan materyaller öğrenmeye zorlanmakta ve bazıları bu hıza yetişemeyerek cesaret kırıklığı yaşamakta, engellenmiş olmaktadırlar.Erman, 2000 Kendi ülkemizden bir örnek vermek gerekirse, MEB müzik ders programlarının hedefinin, uygar insan yetiştirmede çocuğu ya da genci her yönüyle tamamlamak amacıyla kulağını, sesini, zevkini eğitmek ve ona genel bir müzik kültürü kazandırmakla beraber, müzikal yönden diğerlerinden farklı yeteneklere sahip olan öğrencilerin saptanması ve yönlendirilmesi gibi, baştaki hedefi bütünleyen yeni düşünce ve yaklaşımları da içermesi gerekir. Tufan, 1992 Bu bağlamda; hem bireysel hem toplu çalışma imkanı veren müzik dersleri, çocukların içinde bulundukları yaşa, çevreye ve kendi kişilik yapılarına göre farklı öğrenme ve gelişme özellikleri gösterdikleri göz önüne alınarak yapılmalıdır. Özel eğitim söz konusu ise, bireysel farklılıkların gözlemlenmesi ve özellikle başlangıç derslerinde çocuk hakkında ön fikirler oluşturmamızı sağlayan kendine özgü öğrenme-kavrama becerisi, bedensel-zihinsel uyum özellikleri, var olan müziksel yeteneğinin düzeyi ve bu düzeyin gelişim hızı doğrultusunda ona en uygun yöntemlerin, konu sıralamasının, ders süresi ve yoğunluğunun belirlenmesi çok önemlidir. Müziğin temel eğitimindeki ilk amacın çocukta müzik sevgisini uyandırmak, hayal dünyasında müzik imgesini geliştirmek olması nedeniyle, başlangıçta derslerin önemli bir bölümü müzikli oyunlarla çocuğun kendini ifade edebileceği ve zevk alabileceği biçimde düzenlenmelidir. Çocukların severek ve kolayca öğrenebileceği hem de günlük yaşamında var olan ezgileri içeren kitaplar seçilmeli, çeşitli çalgılar özellikle Orf çalgıları gibi öğrenmeyi destekleyici görsel materyaller kullanılmalıdır. Bu tür materyaller sayesinde alana özgü teorik bilgilerin sıkmadan ve somuttan-soyuta ilkesi korunarak verilebilme şansı da doğacaktır. Kaliteli bir eğitimde olması gereken bir başka nitelik de, hayata geçirmedir yaşantıya katma. Çocuğun günlük yaşamdan kopuk olmayan şarkıları öğrenmesi buna bir örnek oluşturabileceği gibi, gurup içindeki etkinlikler de önemli bir yaşantıya katma biçimidir. Kişinin, emsallerini gözlemlemesi ve deneyimlerini paylaşması yaptığı işin toplumsal değerini ve işlevini anlamasına yardımcı olur. Bu etkinlikler okulda koro ile dinleti sunumları ve bireysel konserler verme ya da izleme biçiminde olabilir. İyi bir eğitim her şeyden önce çocuğun “hazır bulunuşluk” düzeyine bağlıdır. Yani iyi motive edilmiş bir çocuk / çocuk gurubu, gelişim yoluna doğru adımla başlamıştır denilebilir. Burada, olumlu bir pekiştireç olan “övgü”nün de müzik derslerinde yer alması gereken bir konu olduğunu vurgulamak gerekir. Klasik eğitimin vazgeçilmez bir öğesi olan “pekiştireç kullanımı”, her ne kadar bir yargı bildirdiği ve oto-kontrolü gerilettiği gibi gerekçelerle çağdaş eğitim yaklaşımlarında tercih edilmiyor olsa da, özellikle okul öncesi ve ilk öğretimde kontrollü biçimde kullanılmasının yararları vardır. Yerinde ve uygun bir dille kullanılan her tür pekiştireç öğrenmede motivasyonu sağlayabilir. Örnek olarak, pekiştireç olarak kullanıldığında “övgü” nün motivasyondaki büyük etkisi tartışmasızdır ve bu basitçe şu cümleleri değiştirerek bile sağlanabilir Yanlış yapıyorsunuz “ Böyle olduğundan emin misiniz?”OTOKONTROL Ne öğrettiğimi anlamamışsınız “ Bu konuyu yeniden ele alalım ve tekrar deneyelim” DÜZELTME Eh...bu bir şeye benzedi “İyi! Daha iyisini de yapabileceğineize inanıyorum! TEŞVİK Olmadı “Güzel, daha da güzelini yapmayı zamanla öğreneceksiniz” TAKDİR Son olarak, sağlıklı, huzurlu, başarılı, mutlu çocuklar yetiştirmek için en önemli vitaminin SEVGİ olduğunu hatırlayarak, müzik eğitiminin bir sevgi aktarımına sahip olması gerektiğini de vurgulamak gerekir. 3. 2. Müziğin Çocuk Gelişimindeki Etkileri Müziksel yetenek seviyeleri ne olursa olsun, her çocuğun hayatında müzik vardır ve her çocuk müzikle ilgili en az bir etkinliği yaşamına katmaktan keyif alacaktır. Bireysel olarak ya da toplu biçimde çalgı çalmak / şarkı söylemek, dans etmek, müzik dinlemek bu etkinliklerden bazılarıdır. Çocuğu bunlardan kendisini en iyi ifade edebileceği hangisi ise ona yönlendirmek ve genel bir müzik sevgisi, beğenisi kazandırmak özellikle okul öncesinde başlanılması gereken eğitim hizmetlerindendir ve hem uzman eğitimcilere hem ailelere sorumluluk düşmektedir. Müziğin, çocuğun gelişimine etkileri, çocuğun müziksel becerilerinin geliştirilmesi ve müzik eğitimi yoluyla müzik dışı becerilerinin de geliştirilmesi olmak üzere iki yönlü düşünülmelidir. 3. 3. Müziğin, Çocuğun Duygusal ve Sosyal Gelişimine Etkisi Her çocuğun, özellikle kendisini en iyi ifade edebileceği müziksel etkinlik türünde gurupla çalışması kuşkusuz onun sosyalleşmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Örneğin, gurupla söyleme, sesini kullanmayı ve denetlemeyi keşfedeceği, uyum becerisini geliştireceği, işbirliğine dair disiplin kazanacağı türden bir etkinlikken; bireysel çalgı çalması enerjini olumlu yönlendirebileceği, kişisel doyum sağlayabileceği ve ritim-melodi duygusunu geliştirebileceği türden bir etkinliktir. Benzer biçimde, çocukların müzik duygusunun gelişiminde sürekli dinleme önemli yer tutar. Bu nedenle derslerde sıklıkla canlı ya da herhangi bir kayıttan dinlemeye zaman ayrılabilir. Bunun ev yaşantısı içinde sürdürülmesinin önemi de büyüktür. Ancak dinleme günlük bir alışkanlık olarak ele alınmalı, çocuk oturup dinlemeye zorlanmamalıdır. Örneğin yemek yerken, oyun oynarken ya da uyumak için yattığında... Sanılanın tersine, çocuk aynı müziği sıklıkla dinlemekten sıkılmaz ve dinleme olumlu bir öğrenme sağlar. Tabi, tekrarlar hakkında şikayet edildiğini duymaz yani böyle bir olumsuz öğrenme ile karşı karşıya kalmazsa!!! Özel eğitim söz konusu ise, çocuğun dinlemesi için seçilen eserlerin içinde ileride çalacağı / söyleyeceği parçaların olması o parçaları öğrenirken hiç duymadığı bir parçadan kat be kat kısa sürede sonuca ulaşmasını da sağlayacaktır. Müzik dinleme etkinliğinde dikkat edilmesi gereken nokta, dinlenilecek müziklerin seçimidir. Yapılan seçimler, çağdaş ve gelişmeye açık nitelikte çalışmaları, çeşitli türleri / formları / ses sistemlerini, hem evrensel hem ulusal ve hem sanat hem halk müzik örneklerini içermelidir. Çocuklara müzik öğretimini verenlerin raporları, diğer bir çok faydayı müzik öğretimi ile ilişkilendirmektedir. Duke, Flowers ve Wolf 1997, ailelerin ve piyano eğitmenlerinin, piyano öğretiminin çocukların “disiplin, adaptasyon, rahatlama yeteneği, öz-güven4 sorumluluk, kişisel düşünce” gibi kişilik özelliklerinin gelişiminde etkili olduğuna ve öğrencinin yaşamdan aldığı zevki arttırdığına inandıklarını bulmuşlardır. Piyanistin kişilik özellikleri üzerine yapılan ender araştırmalar Kemp, 1996 bu inanışların deneysel kanıtlarla desteklenebilirliğini öne sürmeyi mümkün kılmaktadır. Spychiger’in araştırmasına ve “ Mozart IQ Artışı Sağlar” adlı çalışmanın sonuçlarına dayanılarak şunlar söylenebilir Daha fazla müzik eğitimi alan çocuklar, öğretmenleri ile daha işbirlikçi ve arkadaşları ile daha dostça ilişkiler içindedirler. Ayrıca, çocuklar birlikte müzik yaparlar ve şarkı söylerlerse, birbirlerini dinlemeyi daha kolay öğrenirler. Çünkü rekabetçi davranışlar müzik yapmakla uyuşmamaktadır. Edwards, 1997 3. 4. Müziğin, Çocuğun Bedensel ve Psiko-Motor Gelişimine Etkisi Seslerin doğumundan itibaren çocuğu devinimlere yönlendirdiği bilinmektedir. Şarkılardaki soluk belirteçlerine göre nefes alma, solunum kontrolünü ve akciğer gelişimini sağlayabileceği gibi; çalgılarla çalışma, hem büyük ve küçük kasların gelişimini hem psiko-motor gelişimini olumlu etkiler. Bu etkinliklerin gurup içinde sürmesi gelişimi hem hızlandırır hem de iletişim becerilerine yeni bir pencere açar. 3. 5. Müziğin Çocukta Dil Gelişimine Etkisi İnsan doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle doğar. Önce çevresindeki sesleri dinler, bunları anlamaya ve benzerini çıkarmaya çalışır. Ardından kendisini anlatmak ve çevresini anlamak için sözcükleri kullanarak cümleler kurar. Sesler, çocuğun dış dünya ile ilk iletişim aracıdır. Çocukta dil gelişimi okul öncesinde gelişimi destekleyen en güzel araç şarkılar ve tekerlemelerdir. Sözleri, dili ve duyguları geliştirici olan, ezgileri uygun ses aralığında yazılmış, söz-müzik cümleleri uyumlu prozodisi başarılı, doğru cümlelemeler, doğru vurgulamalarla söyletilen şarkılar ve tekerlemeleri, 6 yaştan sonra örgün eğitimde “yazma” öğrenimi izler. Burada, öğretmenin diksiyonu vb. çok önemlidir çünkü o bir modeldir. Seyrek&Sun, 19?? Müziğin, dil gelişimini hedefleyerek bir öğretim aracı olarak kullanılmasında, dildeki ve müzikteki bilişsel süreçlerin karşılaştırılması sonucu saptanan benzerliklerden de bilinçli biçimde “Müzik eğitimi işitsel temporal işlemleri kuvvetlendirerek, sözel becerilerin gelişimini dolaylı yoldan etkiler” şeklindeki hipoteze dayalı bir araştırmalarında Jakobson, Cuddy, Kilgour 2003; işitsel temporal işlemlerin kuvvetlenmesinin, hızla değişen akustik olaylardaki çok ince ayrımları fark edebilme şeklinde gerçekleştiğini ortaya koymuşlardır. Müziksel algı ve sözel algı bağlantısı, sağdan çok sol lobda etkili çimde gelişmektedir. Dahası, deneklerle yapılan önceki çalışmalarda işitsel temporal işlemlerin gelişimi- sözel ayırt etme becerisi- dili anlama becerisi arasında anlamlı bir bağlantı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu çalışmalardan anlaşılmıştır ki, müzisyenlerde işitsel temporal işlemlerin gelişmesi, diğer insanlardan farklı biçimde sözel bellek becerilerinin de öne çıkması-artmasına yol açmaktadır. Müzisyenlerde sözel belleğin performansındaki bu artış, müzik eğitiminin işitsel işlemlerden sorumlu temporal lobu geliştirmesi yolu ile gerçekleşmektedir 1. Bilişsel algı ve işlemler müzik eğitimi ile güçlenmektedir. 2. Bu ise, sol beyinde yer alan işitme bölgesinin nöronlarındaki plastik geri dönebilir-2 yönlü esnekliği olan değişimler yoluyla gerçekleşmektedir. Bu değişimlerde, bireyin kaç yaşında eğitime başladığı önem taşımaktadır çünkü beynin işlevsel ve yapısal karakteristikleri yaşa göre biçimlenmektedir. Bu anlamda 7 yaş sonrası biraz şanssız bir durum oluyor. Jakobson, Cuddy, Kilgour, 20037 İsviçre Fribourg Üniversitesi Elemanı psikolog Maria Spychiger’a göre, okulda daha çok müzik eğitimi alan çocukların dil öğrenme yetenekleri normal eğitim görenlere göre daha çok gelişmektedir. Spychiger’ın araştırmasında, yaşları 7 ve 15 arasında değişen çocukların bulunduğu 70 sınıfın yarısına, matematik ve dil derslerinden artan zamanlarda, haftanın 5 günü fazladan 45 dakika müzik eğitimi verilmiş, diğer yarı müzik derslerini haftada 1-2 saat almayı sürdürmüştür. 3 yıl sonunda değerlendirilen veriler, fazladan ders alan çocukların dil derslerinde daha başarılı olduklarını gösterirken, daha az müzik eğitimi alan kontrol gurubu çocuklarının matematik başarıları ile fark oluşmadığı saptanmıştır. Edwards, 1997 3. 6. Müzik Eğitiminin Çocuğun Bilişsel Becerilerinin Gelişimine Etkileri “Müzik” ile “beynin erken gelişimi” arasında önemli bir bağlantı vardır. Bu gelişme okulların müzik programlarında sınırlamaya gitmeleri ile ortaya çıkmıştır. İnsanlar çocuklarının piyano dersi almaya başlamasını isterken, neden bahsettiklerini bilmekte ama çok daha erken başlamaları gerektiğini bilmemektedir. Çalışmalar, erken müzik eğitiminin özellikle de piyano derslerinin gerçekten de çocukların beyinlerindeki işlem merkezlerini geliştirdiğini göstermiştir. Beachwood,1997 Irvine, California Üniversitesi araştırmacılarından Frances Roucher ve Gordon Shaw 1993’te okul öncesi çocuklar üzerinde yaptıkları araştırmalarda, 3-5 yaş arası çocukların 6 aylık piyano dersinden sonra, matematik ve diğer bilimler açısından çok önem taşıyan uzaysal algılama testlerinde ve bulmacalarda heyecan verici gelişmeler gösterdiklerini saptamışlardır. Araştırmacılar, müzik eğitiminin beyindeki yeni ve sürekli bağlantılar oluşumunu canlandırdığına inanmaktadırlar. Beachwood,1997 Müzik eğitiminin uzaysal becerilere etkisini inceleyen önemli bir çalışma olan, Mozart Etkisi’ne göre, Sadece 10 dakika Mozart dinletilen guruplarda bile uzaysal algılama testlerinde %30luk bir başarı artışı sağlanmıştır. Aynı araştırmacılar modern müziğin benzer etkileri olup olmadığına da bakmış ancak hiçbir önemli etki ile karşılaşmamışlardır Beachwood,1997 Konusunda kendinden önceki bulgulara dayanan bir başka araştırmaya göre Mozart Etkisi, tempo ve tonun etkisi ile, uyarılma düzeyinde ve duygu durumda oluşan değişikliklerin sonucunda oluşmaktadır. Bu etki, zamana göre de değişiklik göstermektedir 10 Dakika dinlemenin kısa dönemli etkisi varken, uzun bir zaman düzenli olarak dağılan müzik eğitiminin uzun dönemli etkisi oluşmaktadır. Husain, Thompson, Glenn, 2002 Mozart etkisi ayrıca şu iki şekilde de açıklanılmaya çalışılmıştır A Mozart Sinirsel Etkinleştirmenin Kalıpları Uzaysal beceriler Tempo Uyarılma Düzeyi Bilişsel Performans Zevk Ton Duygu Durum B Medikal merkezlerde yapılan araştırmalarda, Mozart’ın müziğinde de olduğu gibi 20-30 saniye tekrarlı sisteme sahip yüzlerce kompozisyon incelenmiş ve bunların beyinde tetiklemelere neden olduğu anlaşılmıştır. Merkezi sinir sistemimizdeki bir çok fonksiyonun da benzer şekilde çalışıyor olması “Mozart Etkisi” araştırmalarının kullandığı önemli verilerdendir. Kliever, 1999 Bilişsel becerilerle ilgili olarak yapılmış olan bir başka çalışma ise, Whittell’e aittir 6 Aylık bir dönem için, 3 ve 4 yaşlarındaki 2 çocuk gurubundan birine piyano diğerine bilgisayar dersleri verilmiş, dönem sonunda her 2 gruba IQ testleri uygulanmış ve piyano dersi alan grupta %34’lük ileri performans kaydedilmiştir. Bu çarpıcı sonuç, California Wisconsin Üniversitesi nöroloji uzmanlarınca, farklı sosyo-ekonomik sınıflardan 78 çocuk üzerinde denenmiştir. Bu sonuç şu cümle ile ifade edilmiştir “ Müzik Nörolojik Sistemin Evrenini Geliştirir” Araştırmacılar, çocukların bu ilerlemeyi kodlu imajların notalar bedensel davranışa piyano çalmak aktarımını deneme yoluyla kazanmış oldukları görüşündedir. Bu müziksel davranış, zeka ile birleşmiş nörolojik sistemin evrenini geliştirmiştir. California Üniversitesi’nden Amy Graziano’ya göre, müzik eğitimi, beynin uzaysal-zamansal muhakemeden sorumlu bölümlerini yöneten bölümlerin gelişimini sağlamaktadır. Bunun aksine bilgisayar dersleri, küçük çocukları düşünmeye ve plan yapmaya zorlamadığından zihinsel yapıda herhangi bir gelişmeyi sağlayamamaktadır. Whittell, 1997 Giderek çoğalan araştırma sonuçları, Mozart dinlemenin zihinsel performansı arttırdığı varsayımını geçerli kılmıştır. Barok müziğin kalıpları ile beyin dalgalarındaki ritmin benzerliği keşfedildikten sonra Irvine, California Üniversitesi nöro-biyologlarından Gordon Shaw ve Frances Rauscher 1995’te 75 kolej öğrencisi ile çalışarak, ayrı ayrı grupları farklı ses ortamlarında, sessiz, Mozart’ın bir piyano sonatıyla, minimalist müzikle ve repetitive müzikle test etmişlerdir. Sonuçlar Mozart dinleyen grubun şaşırtıcı gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. Diğer psikolog ve nöro-biyologların deney grupları olarak aldıkları çocuklar, saralılar, Alzheimer hastaları, hatta farelerle yaptıkları araştırmalar ise Mozart’ın müziğinin beynin motor koordinasyonunu, görsel algısını ve düşünce sürecini hızlandırdığını ortaya koymuştur. Kliever, 1999 Fransız tıp ve bilim akademileri üyesi Dr. Alfred Tomatis’e göre beynin elektriksel olarak şarj olmasında kulaklar anahtar bir rol oynamaktadır. Tomatis’e göre beyin hücrelerindeki elektriksel enerjinin azalması konsantrasyonun bozulmasına ve yorgunluğa sebep olmakta, bu durumda beynin de piller gibi şarj edilmesi gerekmektedir. Tomatis beyin hücrelerinin enerjiyle şarj edilmesi yollarından biri olarak 5000 ile 8000 hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden müziklerin dinlenmesini keşfetmiştir. Yıllar süren analizlerden sonra Tomatis, bu frekans aralığındaki seslerin Mozart'ın müziklerinde çok sayıda mevcut olduğunu tespit etmiştir. Tomatis’e göre kulak salyangozunu dolduran Corti hücrelerinin titreşmesi, jeneratör vasıtası görerek beynin yeniden şarj edilmesini sağlamaktadır. Kliever, 1999 Müzik öğretiminin araştırılan diğer faydaları akademik başarılarla ilişkilidir. Zemindeki müziği dinlemeye katılmak gibi göreceli olarak edilgen durumlarda bile müziğe maruz kalmanın akademik başarıya katkıda bulunduğu ileri sürülmüştür örneğin, Schreiber, 1988. Müzik öğretimine katılan ya da müzikle zenginleştirilen ortamlarda yaşayan çocuklar katılmayanlardan daha yüksek akademik başarılar elde etmişlerdir. Costa-Giomi, 1999 Harding 1990; Hurwitz ve diğerleri 1975; Linch,1994 Bununla beraber, müziğe katılımla akademik başarı arasındaki önemli ilişki tüm öğrenciler için saptanmış değildir. Legette,1994; Kooyman,1989 Öğrencilerin yüksek akademik başarı ile bütünleşmiş olmaları ve müzik eğitiminde de sebat etmeleri arsındaki ya da düşük akademik başarıda olmaları ile müzik eğitimi almamış ya da sürdürmemiş olmaları arasındaki ilişki, belirli bir yöntemle uzun vadede 1998’de ABD Ulusal Haber Servisi’nde yayınlanan bir habere göre, SAT9 puanlarındaki artış ve sanat çalışmalarına ayrılan zamanın uzunluğu arasında direkt bir bağlantı vardır. Okul İdare Heyeti’nden alınan okul öğrenci kayıtlarına göre, düzenli müzik eğitimi alan çocukların, sanat eğitimi almayanlara göre, SAT sözel puanları 52 ve matematik puanları 37 olmak üzere toplam 89 puan daha fazladır. 3. 7. Müzik Eğitiminin Konsantrasyon Üzerinde Etkisi Konsantrasyon, bir çocuğun neler gördüğünü, duyduğunu ve okuduğunu hatırlamasını sağlar. Bir iç güçtür, beyin jimnastiğidir, hedefleri iyi belirlemek ve onları gerçekleştirmektir ve başarı için temel bir öğedir. Başarı ve başarısızlık arasındaki farkı belirlemede etkili olan konsantrasyonun gücünü kullanmak ve bunu öğrenmek zordur. Konsantrasyon çocuğa, disiplini ve hedeflerini belirtip, onları gerçekleştirmeyi öğretecek ve onu okul hayatına ve ileriye hazırlayacaktır. Çocuk erken yaşta konsantrasyonu öğrenirse bunun faydasını hep görecektir. Konsantrasyonu sağlamanın en iyi yollarından biri müzik eğitimidir. Çünkü müzik kendi iç disiplini dolayısıyla ciddi bir dikkat yoğunluğunu gerektirmekte ve yapısı bakımından sürekli bir düzen içermektedir. Müzikle gelişen konsantre olabilme becerisi, çocuğun yaşamındaki diğer alanlara da olumlu yansıyacaktır. 3. 8. Müzik Eğitiminin Gelişmekte Olan Çocuğun Gelecekteki Meslek Seçimine Etkileri Çocukla iletişim kurmaya çalışan yetişkinlerin, onlara yönelttikleri ilk sorulardan biri, "Büyüyünce ne olacaksın?” sorusudur. Ne kadar küçük olursa olsun, her çocuğun böyle bir soruyu, bir meslek adı vererek cevapladığı görülür. Çocuğun hayallerinde oluşan ve oyunlarına yansıyan bu meslek heveslerinin gerçekle bağlantısı çok zayıftır. Çocuk, meslek hedeflerini ifade ederken ne yeteneklerini, ne de mali imkanlarını dikkate alması gerektiğinin farkındadır. O, sadece imrendiği insanlara benzeme çabasındadır ve mesleği bunun bir aracı olarak görür. Yaşı ilerledikçe, eğitim hayatının her aşamasında yapıp ettiklerini ve bunlardan elde ettiği sonuçları değerlendirerek, bunların meslek hedefleri ile bağlantısını kurmaya çalışır ve bunu çok kez bilinçsiz yapar. Ünalan, 2001 Meslek sadece para kazanma aracı değildir. Meslek, her şeyden önce yetenekleri kullanma, kendini gerçekleştirme ve geliştirme yoludur ve bir insanın günlük hayatının üçte birini oluşturmaktadır. Seçilen meslek kişinin ilgi ve yeteneklerine uygunsa ve kişi işiyle uğraşırken doyuma ulaşıyorsa, hem en üstün verim, hem de mutluluk gerçekleşir. Buna göre, hayatta mutluluğu kazanabilmenin en önemli şartı, kendimize uygun bir meslekte bulunmamızdır. Yanlış yerde bulunan insanın doğru işler yapması beklenemez. Ünalan, 2001 Meslek seçiminde dikkate alınması gereken yeteneklerden “Soyut Düşünebilme”, “El-Parmak Becerisi”, “Göz-El İşbirliği”, “Kas Koordinasyonu” ve “Yaratıcılık” güzel sanatlar alanının ve özellikle müzik dalının gerektirdiği 2001 Müzik, resim gibi çok erken yaşlarda kendini gösteren sanat yetenekleri bu genel kriterlerden başka, alana özgü beceriler de gerektirmektedir ki, bunlar ancak sağlıklı bir ön / erken eğitimle fark edilerek değerlendirilebilir. Çocukların yeteneklerini tanımak isteyen bir eğitimci, okul öncesinde ya da ilkokulda çocukların çeşitli konuları öğrenirken yaşadıkları üzerinde düşünebilir; hangi konuları daha çabuk ve kolay, hangilerini zorlukla öğrendiklerine bakarak, yetenekleri hakkında bir fikir edinebilir. Bu tür bir yaklaşım, müzikle ilgili mesleklere ya da bir sosyal etkinlik olarak mesleki kaygı ile olmasa da özel müzik eğitimine yönelebilecek çocukların, erken keşfedilmesi ve yönlendirilmesine yardımcı olacaktır. 4. SONUÇ Genel olarak denilebilir ki, müzik eğitimi yoluyla çocuğun müziksel becerilerinin yanı sıra müzik dışı becerileri de geliştirilebilmektedir. Bu bireysel katkının yanında toplumu birleştirici ve geliştirici bir moral değer olan müziğin, eğitiminin önemi tartışılmazdır. Bunlardan müziksel becerilerin gelişimine dair şunlar söylenilebilir Gardner'a göre yedi tip zeka doğuştan her çocukta değişik düzeylerde bulunmaktadır ve küçük yaşlardan başlayarak yaşam boyu bütün zeka tipleri geliştirilebilmektedir. Pek çok çocuğun eğitimle sesini daha doğru kullanmayı öğrenebilerek, güzel şarkı söylemeye başlaması; müzik aleti çalmaya hevesli ya da çalıyor olması, müzik dinlemeyi seviyor, okul dışında öğrendikleri şarkıları söylemekten çok hoşlanıyor olması, koro ya da buna benzer faaliyetlere katılmaktan zevk alması bunlardan “müzik zekası” ile ilgilidir. Kapsamlı bir müzik eğitimi alan çocuk, sanatsal eğitime hazır biçime gelir, doğaçlamalar yolu ile yaratıcılığını geliştirir, kendini müzikle dil, hareket, müzik ifade ederken, toplum içindeki yerini, görevlerini fark eder, iç ve dış disiplini gelişir, müziğin temel kuralları ve değişik çalgılarla tanışır, müziksel bilgi ve becerisi artar, şarkı söyleyebilir, uyumlu dans edebilir ve çocuğun ritm duygusu, sesini kullanabilmesi ve müziksel işitmesi, müzik beğenisi vb. gelişir. Müzik öğretiminin eğitime ve çocuk gelişimine katkısı son yıllarda hatırı sayılır bir önem kazanmış ve müzik yoluyla müzik dışı becerilerin geliştirilebilmesi konusunda, pek çok araştırma yapılmıştır. Müzik dinlemenin ve öğretiminin kavrama becerilerindeki etkileri ile ilgili bulgular, müziğin yararına olan ilgide dalgalanmalara yol açmıştır. Müzik dinlemenin uzaysal becerilere olan etkileri kısa dönemlerde çelişkiler ortaya çıkarırken, müzik öğretiminin uzun dönemlerdeki uzaysal yetenek gelişimine etkisi daha Costa-Giomi, 1999 Kısacası, düzenli ve sürekli bir müzik eğitiminin, “dikkati /konsantrasyonu”, “koordinasyonu”, “ana dili”, “uzaysal becerileri”, “özgüveni”, “karakteri”, “ilgi ve yetenekleri”, “beyin ile duygular arasındaki koordinasyonu”, “iletişimi” geliştirdiği savını destekleyen pek çok deneysel çalışma vardır. Ancak henüz kesin genellemeler yapabilmek ev bu dolaylı etkilerdeki mekanizmaları açıklayabilmek için gereken tutarlı-tam bir veri tabanı oluşmamıştır. KAYNAKLAR ARSEVEN, A., 1994, “Alan Araştırma Yöntemi” Tekışık Matbaası, Ankara. BACANLI, Hasan; “Gelişim ve Öğrenme”, Nobel Yayın-Dağıtım, 4. Basım, Ankara 2001 BEACHWOOD, Michael; “Startling New Discoveries About Music Effects On The Brain” Müziğin Beyne Etkileri İle İlgili Şaşırtıcı Yeni Buluşlar ABD Ulusal Haber Servisi, 1997, Çeviren ESKİOĞLU, Itır EDWARDS, Rob; “Children Learn Faster To The Sound Of Music” Müziğin Sesiyle Hızlı Öğrenen Çocuklar, New Scientist, May 1996, Çeviren ESKİOĞLU, Itır ERMAN, Armağan; 2000, “Suzuki Metodu Felsefesi Ve Keman Eğitiminde Kullanılışı” Basılmamış Lisans Tezi, GÜGEF Güzel San. Eğt. Böl. Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı, Ankara “Effects Of Musical Tempo And Mode On Arousal, Mood, and Spatial Abilities” Temponun ve Majör-Minör Tonların; Uyarılma Düzeyi, Duygu Durum ve Uzaysal Becerilere Etkileri; Music Perception; Winter 2002, 151-157 Çeviren ESKİOĞLU, Itır KLIEVER, Garry; “The Mozart Effect” Mozart Etkisi,New Scientist; 1999 Çeviren ESKİOĞLU Itır “Time Tagging A Key To Musician’s Superior Memory” Müzisyenlerin Üstün Belleğinde Temel Prensip; Music Perception; Spring 2003, 307-313 Çeviren ESKİOĞLU, Itır PAMİR, Leyla; “Çağdaş Piyano Eğitimi”; Beyaz Köşk Yayınları, 19??, İstanbul SEYREK H.& SUN M.; “Okul Öncesi Eğitiminde Müzik”; MEY Yayınları, 19??, İzmir TEKMAN H. Gürkan, “Dilde ve Müzikte Bilişsel Süreçler Arasında Bir Karşılaştırma”, Dil Bilim Araştırmaları 2000 TUFAN, Selmin; “Müzikte Erken Eğitimin Önemi ve Koşulları” ; “2000” e Doğru Müzik ve Sahne Sanatları Eğitimimizde Yeni Düşünceler Sempozyumu; 1992; Mimar Sinan Üniversitesi Devlet konservatuarı, İstanbul UÇAN, Ali; “Müzik Eğitimi Temel kavramlar-İlkeler-Yaklaşımlar”; Müzik Ansiklopedisi Yayınları; 1994, Ankara ÜNALAN, Şükrü; Hayatta Önemli Bir Dönüm Noktası Meslek Seçimi, İlkadım Dergisi, Ekim 2001 YÖNETKEN, Bedii Halil; “Türkiye’de Müzik Eğitiminin Önemi”; Müzik Eğitimi; Müzik Ansiklopedisi Yayınları; 1993, Ankara WHITTELL , Giles; “Piano Is K ey To The Toddler Success”, Piyano Yürümeye Başlamayı Başaranın Yoludur, The Times, 1997 Çeviren ESKİOĞLU, Itır
müzik ile ilgili araştırma konuları