4 Birinci Dünya Savaşı Sonrası Mondros Ateşkes Antlaşması Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girme Sebebi 1914 senesi içinde Almanya’ya yanaşılması ve Almanya yanında savaşa gözü kapalı olarak girilmesinde, Ermeni meselesinin katettiği bu hayatî gelişmenin önemli bir âmil (etken) olduğu kesindir.
Mondros Ateşkes Antlaşması 1.Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Osmanlı ve müttefikleri bu savaşta daha fazla direnemeyeceklerini ve devam edemeyeceklerini anlamışlardı. İlk olarak Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti’nin Almanya ile bağlantısı kesilmiştir.
Mondros Ateşkes Anlaşmasından sonra yapılan işgalleri gösteren harita çiziniz • Sevr Anlaşmasındaki paylaşmayı gösteren harita çiziniz • Yararlı ve Zararlı Cemiyetleri gösteren tablo çiziniz • M. Kemal’in Kurtuluş Savaşında Anadolu’daki hareketlerini gösteren harita çiziniz
Trakya’yı işgalleri sonrasında birçok Osmanlı Devlet memuru Doğu Trakya yerleşim bölgesinden daha güvenli gördükleri İstanbul’a nakillerini istemiştir. Yine 1 Aralık 1920 itibariyle Doğu Trakya Bölgesi’nden 10. Ancak bütün bu olumsuz koşullara rağmen Trakya halkı Mondros Ateşkes Antlaşması
SINAV YAYINLARI 2021-05-27 tarihinde Sınav Yayınları 8. Sınıf LGS T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 24 Adımda Özel Konu Anlatımlı Soru Bankası yayınladı.
Osmanlıtopraklarında yaşayan azınlıklardan Rumlar ve Ermeniler Mondros'tan sonra ortaya çıkan durumdan yararlanmak istediler. Bunların temel amacı ya işgalleri kolaylaştırmak ya da bağımsız devlet kurmaktı. Azınlıklar işlerini kolaylaştırmak amacıyla çeşitli cemiyetler kurdular. Bunlar;
0O7n0. Mondros Ateşkes Antlaşması ile Ortay Çıkan CemiyetlerMondros Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra düşmanlar birçok bölgeyi işgal etmeye başladılar. İşgal bir yana dursun aynı zamanda Türkiye aleyhinde cemiyetlerde kurup siyasi olarak da işgal yapmaya çalışmışlardır. Düşman kuvvetlerinin kurmuş olduğu bu cemiyetlerin yanında Milli varlığa düşman olan Türkler tarafından düşman leyhine cemiyetlerde kurulmuştur. Bunlarla mücadele etmek için Milli varlığı korumaya çalışanlar tarafından da yararlı cemiyetler bulunmakta CemiyetlerAzınlıkların Kurduğu CemiyetlerMavri MiraRumlar kurmuştur. Batı Anadolu ve Trakya’yı Yunanistan’a dahil ederek Megalo İdeayı gerçekleştirmek istemişlerdir. Yunan Kızıl Haçı, Fener Rum Patrikhanesi, okullardaki izci teşkilatları ve diğer Rum cemiyetleriyle işbirliği EteryaMegalo İdea amacıyla 19. Yy. başlarında kurulmuş aynı amaçla Mondrostan sonra da faaliyetlerini sürdürmüş bir Rum cemiyetidir. Sponsorlu Bağlantılar Rum Pontus CemiyetiFatih’in 1461’de ortadan kaldırdığı Trabzon Rum İmparatorluğunu yeniden kurmak için çalışmalar ve Taşnak CemiyetiÇukurova’dan Trabzon’a çizilen bir hattın doğusunda kalan bütün topraklarda bir Ermeni devleti Magna Armania kurak için çalışmalar Makkabi CemiyetiYahudi azınlık tarafından ekonomik, dini ayrıcalıklarını sürdürmek amacıyla Tarafından Kurulan Milli Varlığa Düşman Cemiyetlerİngiliz Muhipler Cemiyetiİngilizlerle iyi geçinerek ülkeyi en az zararla kurtarmak isteyen ve İngiliz mandasını savunan bu cemiyette padişah Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit gibi kimseler de İslam CemiyetiHalifeye ve İslamiyet’e kesin bağlılıkla kurtuluşun gerçekleşeceğine inanmışlardır. İlmi, ahlaki, sosyal yollarla siyaset Prensipleri CemiyetiAmerikan mandasını ve Selamet-i Osmaniye CemiyetiKurtuluşun Osmanlı saltanatına bağlılık ve padişaha kesin itaatle mümkün olacağına inanmışlardır. Meşruti demokrasiyi ilke edinmişlerdir. Sponsorlu Bağlantılar Kürt Teali CemiyetiDoğu Anadolu’da bağımsız bir Kürt devleti kurmak için kurulmuşsa da halkın fazla desteğini ve İtilaf Fırkası20. başlarında İttihat Terakkiye muhalif olarak kurulmuş Mondrostan sonra da milli mücadeleye karşı faaliyet Adem-i Merkeziyet CemiyetiTrabzon ve çevresinde bağımsız bir Türk devleti kurmak istemişler, zamanla milli mücadele safına CemiyetlerMondros Ateşkes Antlaşmasından sonra zararlı cemiyetlerin yanında yararlı cemiyetlerde kurulmuştur. Bunlar şu şekildedir. Sponsorlu Bağlantılar Trakya ve Paşaeli CemiyetiTrakya ve çevresini özellikle Mavri Miranın faaliyetlerine karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İlk kurulan Müdafaa-i Hukuk CemiyetiBatı Anadoluyu Rumlara karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İzmirin işgali sonrası Anadoluya milli mücadele için cephane taşımışlardır. Sponsorlu Bağlantılar Trabzon Müdafaa-i Hukuk CemiyetiBir yandan Rum Pontus cemiyetine diğer yandan Adem-i merkeziyet cemiyetine karşı faaliyet gösteren, Trabzon ve çevresini korumaya çalışan CemiyetiÇukurova bölgesini Ermenilere ve Fransızlara karşı savunmak amacıyla Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyetiİzmirin Yunanlılarca işgaliyle beraber ilhakı önlemek amacıyla kurulmuştur. İşgallere karşı fiilen karşı Kadınları Müdafaa-i Vatan CemiyetiMerkezi Sivas olmak üzere kurulmuş ve kısa sürede bütün vatana yayılmıştır. İşgalleri protesto ettikleri gibi Milli Mücadeleye para ve Mal yardımı Kongre CemiyetiTürk halkının haklılığını basın yoluyla Dünya kamuoyuna duyurmayı amaçlayan bir cemiyettir. Silahlı direnişi düşünmemiştir. Sponsorlu Bağlantılar Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk CemiyetiDoğu Anadolu’da Ermeni devletinin kurulmasına engel olmak amacıyla ortak savunma kararı almış bir Cemiyetlerin hemen hepsinin kuruluşunda dayandıkları nokta Wilson Milli cemiyetler kendi bölgelerin kurtarmak için kurulmuş, Sivas kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında Milliyetçilik ve bağımsızlık amacıyla Mondros Müterakesi’nden sonra Başlangıçta basın-yayın yoluyla mücadeleyi, gerekirse silahlı direnişe geçmeyi Musul, Urfa, Antep, Maraş, Batum, Kars, Samsun, MerzifonFransa; Adana, Urfa, Antep, Maraş, Mersin, Dörtyolİtalya; Antalya, Kuşadası, Fethiye, Bodrum, Marmaris, KonyaYunanistan; İzmir
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir? Misafir Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir?Cevap Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir? Rüya Gözlü Mondros ateşkes anlaşmasından sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir? Mondros Ateşkes Antlaşması ve Sonrası Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşı sonunda İtilaf Devletleriyle imzaladığı ateşkes Limni Adasının Mondros Limanında Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey ile İtilaf Devletleri adına Amiral Calthorpe tarafından imzalanmıştır. 1. Dünya savaşı deman ederken İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya Osmanlı Devleti’nin topraklarını kendi aralarında paylaşmışlardı. Anlaşmanın maddeleri Osmanlı Devleti için çok ağır şartlar içermektedir. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın maddeleri – Boğazlar açılacak ve geçiş güvenliği için Çanakkale ve İstanbul boğazlarındaki istihkâmlar itilâf devletleri tarafından işgal edilecek. – Osmanlı ordusu hemen terhis edilecek ve bunların silâh, cephane ve teçhizat, araç-gereç itilâf kuvvetlerine teslim edilecek. Amaç İtilaf Devletleri işgallere karşı Osmanlı Devleti’ni savunmasız bırakmak istemiştir. – Osmanlı Devleti’ nin bütün liman ve tersaneleri itilâf devletleri gemilerinin faydalanmasına açık bulundurulacak. Amaç İşgallere karşı Osmanlı Devleti’nin savunmasız bırakmak. – Toros tünelleri itilâf devletlerince işgal edilecekti. – Tüm haberleşme, ulaşım araç ve gereçleri itilâf devletlerince denetlenecek. Amaç Türk halkının haberleşmesini engellemek. İşgalleri kolaylaştırmak. – İtilâf devletleri güvenliklerini tehlikede gördükleri herhangi bir stratejik bölgeyi asker çıkarmak suretiyle işgal edebilecek.7. madde Amaç İtilaf Devletleri yapacakları işgallere zemin hazırlamışlardır. Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Elazığ, Van, Bitlis’te Vilayet-i Sitte herhangi bir karışıklık çıkacak olursa, İtilâf devletleri bu bölgede önemli gördükleri yerleri işgal edebilecek.24. madde Amaç Doğu Anadolu’da Ermeni Devleri kurmak. – Suriye, Irak, Hicaz, Yemen, Trablus ve Bingazideki Türk kuvvetleri en yakin itilâf kumandanına teslim olacak. Anlaşmanın 7. maddesi ile Osmanlı Devleti’nin işgaline zemin madde ile Doğu Anadolu Bölgesi’nde Ermeni Devleri kurmak amaçlanmıştır. Mondros’tan sonra yapılan işgaller şunlardır; İngilizler Musul, Urfa, Antep ve Maraş Fransa Adana ve çevresi İtalya Antalya ve Konya 13 Kasım 1918′de İstanbul İtilaf Devletleri tarafından denetim altına alınmıştır. Paris Barş Konferansı 18 Ocak 1919 İtilaf Devletleri yenilen devletlerle yapacakları barış görüşmeleri için Paris’te bir konferans topladı. Konferans’a Yunanlılar da katıldı. Sahte belgeler ileri sürerek Ege Bölgesi’nde hak iddia eden Yunanlılar İngilizler tarafından Batı Anadolu’yu savaş sırasında yapılan gizli görüşmelerle İtalya’ya vermesine rağmen kendi sömürgeleri tehlikeye girebilir düşüncesiyle daha zayıf olan ve kolayca kontrol altında tutabileceği Yunanistan’ı desteklemiş ve Batı Anadolu’nun Yunansitan’a verilmesini sağlamıştır. İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesine karar devletlerle imzalanacak barış anlaşmaları hazırlandı. Paris Barış Konferansında yenilen devlerle şu anlaşmalar imzalandı Almanya ile Versay Antlaşması 28 Haziran 1920 Avusturya ile Saint Germain Antlaşması 10 Eylül 1919 Macaristan ile Triyanon Antlaşması 4 Haziran 1920 Bulgaristan ile Nöyyi Antlaşması 27 Kasım 1919 Osmanlı Devletiyle yapılacak olan barış anlaşması konusunda anlaşmaya varılamadı. Osmanlı Devletiyle 10 Ağustos 1920 tarihinde barış anlaşması Sevr Barış Anlaşması imzalanmıştır. İzmir’in İşgali 15 Mayıs 1919 Paris Barış Konferansı’nda Batı Anadolu’nun Yunanlılara verilmeis kararlaştırılmıştı. İngilizlerin dersteğini alan Yunanlılar 15 Mayıs sabahı İzmir’e asker karşı Türk halkı tepki gösterdi. Yunan işgaline karşı ilk kurşunu Hukuk-i Beşer gazetesi yazarı Hasan Tahsin İzmir’in işgalinde çok sayıda Türk’ü şehit ettiler. İzmir’in işgali, Türk halkında milli bilincin uyanmasını sağlamıştır.
MONDROS ATEŞKESİ VE SONRASINDAKİ GELİŞMELER Mondros Ateşkes Öncesi Genel Durum Ø Padişah Reşat, savaşının son yıllarında öldü yerine Vahdeddin geçti. Ø Sadrazam Talat Paşanın istifası ile İttihat ve Terakki Partisi Dönemi sona erdi. Ø İttihat ve Terakki Partisinin üç önemli paşası Enver, Talat ve Cemal Paşa’lar ülkeyi terk ettiler. Ø Ahmet İzzet Paşa başkanlığında İttihat ve Terakkici olmayan bir hükümet kuruldu. NOT Ülkeyi, İtilaf kuvvetlerine karşı savaşa sokan İttihat ve Terakkiciler olduğu için yeni kurulan hükümetin İttihat ve Terakki Partisinden olmamasına dikkat edilmiştir. Ø Türk tarafını Bahriye Nazırı Rauf Bey, İtilaf Kuvvetleri adına İngili Amiral Caltrhorpe temsil etmiştir ve Limni Adasının Mondros Limanında imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Anlaşması 30 Ekim 1918 a. Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, Karadeniz’e serbestçe girişin sağlanması yanında, buralardaki istihkamlar müttefikler tarafından işgal edilecektir. Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığı ve İstanbul tehdit altına girmiştir. Anadolu ve Rumeli topraklarının bağlantısı kesilerek Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü bozulmuştur. b. Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli görülecek askerlerin fazlası terhis edilecektir. Askeri kuvvetin sayısı Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılacak görüşmelerden sonra kararlaştırılacaktır. Ø Osmanlı Devleti, askeri yönden savunmasız bir duruma getirilmiştir. Bu durum İtilaf Devletleri’nin işgallerini kolaylaştırmış ve Türk halkının silahlanarak direnişe geçmesine neden olmuştur. c. İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıktığında herhangi stratejik bir noktayı işgal edebilecektir Ateşkesin 7. maddesi. NOT Bu dönemde güney cephesinde görev yapan Mustafa Kemal özellikle antlaşmanın bu maddesini öğrenince ülkenin savaş yolu ile kurtulamayacağını düşünüp, siyasi mücadele etmek için İstanbula gelmiştir. Bogazı geçerken İtilaf Donanmasına ait gemileri gören Mustafa Kemal “ Geldikleri gibi giderler” demiştir. Ateşkesin en tehlikeli maddesidir. İtilaf Devletleri’nin istedikleri takdirde bütün Anadolu topraklarını ve stratejik noktaları işgal edebileceklerini göstermektedir. İtilaf Devletleri işgalleri bu maddeye dayanarak yapmışlar ve Wilson İlkelerine de ters düşmekten kurtulmuşlardır. d. Hükümet haberleşmeleri dışındaki bütün haberleşme istasyonları telsiz, telgraf ve kablo İtilaf Devletleri’nin denetimine verilecektir. Bu maddeyle; İtilaf Devletleri bütün haberleşme hatlarını ele geçirerek kendilerine karşı yapılabilecek organize hareketleri zamanında öğrenmeyi ve direnişleri bastırmayı amaçlamışlardır. Ayrıca, bütün istasyonların İtilaf Devletleri’ne bırakılması Anadolu topraklarının bütünüyle işgal edilebileceğinin belirtisidir. İtilaf Devletleri haberleşme araçlarını ellerinde bulundurarak işgaller karşısında tepkilerin genişlemesini önlemek istemişlerdir. e. İtilaf Devletleri bütün liman ve tersanelerden faydalanabileceklerdir. f. Toros tünelleri, demiryolları ve deniz işletmeleri İtilaf Devletleri’ne bırakılacaktır. g. Denizciliğe, askerliğe ve ticarete ait maddelerin ve malzemelerin tahribi önlenecektir. Ø 6. ve 7. maddelerle İtilaf Devletleri, ağır ekonomik yükümlülükler koyarak Osmanlı Devleti’nin ekonomik bağımsızlığını elinden almıştır. Böylece, ayakta duramayacak olan Osmanlı Devleti’ni kendilerine bağımlı hale getirmeye çalışmışlardır. h. Vilâyat-ı Sitte’de Erzurum, Van, Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Bitlis herhangi bir karışıklık çıktığında İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebileceklerdir Ateşkesin 24. maddesi. NOT 7 ve 24. maddenin arasındaki en önemli fark; 7. maddeye dayanılarak yapılan işgaller İtilaf devletleri adına, 24. maddeye dayanılarak yapılan işgaller Ermeniler adına yapılacaktır. İngilizce metninde altı vilayet “Six Armenian Vilayets” altı Ermeni vilayeti olarak geçmektedir. Ø Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkesi’ni imzalayarak kayıtsız şartsız İtilaf Devletleri’ne teslim olmuş ve fiilen sona ermiştir. Bu durumda Osmanlı Devleti çökmüş, galip devletlerin hakkında vereceği karara razı olmuş ve Anadolu’nun işgalini kabullenmiştir. İngiltere ise, tek başına ateşkesi imzalayarak Fransa ve İtalya’ya üstünlük sağlamıştır. İşgallerin Başlaması Ø İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkesi’nin hemen ardından Birinci Dünya Savaşı sırasında imzalanan gizli antlaşmaları yürürlüğe koymak için işgallere başladılar 13 Kasım 1918’de 60 parçadan oluşan İtilaf Devletleri’nin donanması İstanbul’a geldi. Böylece Osmanlı Devleti’nin başkenti fiilen işgal edildi ve Osmanlı Hükümeti, İtilaf Devletleri’nin denetimine girdi. İtilaf Devletleri bir yandan da Boğazları işgal ederek bu bölgeye yerleştiler. Osmanlı Devleti’ni Paylaşma Tasarıları Ø Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda, Osmanlı Devleti’nin yıkılmak üzere olduğunu gören İtilaf Devletleri, aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı topraklarını paylaştılar. Ø Bir ülkenin dışarıya karşı güçlü olabilmesi, içerisinde güçlü olmasıyla doğru orantılıdır. Bu nedenle Birinci Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri arasında yapılan gizli antlaşmaları Rusya’daki Bolşevikler dünya kamuoyuna duyurdular ve iç sorunlarını halletmek için Dünya siyasetinden belli bir süre uzak durdular. Gizli antlaşmaların uygulanması zorlaştı. Ø Rusya’nın savaştan çekilmesinden sonra paylaşım planları değişikliğe uğramış, İtilaf Devletleri Rusya’ya bırakılan yerlerden Boğazları ortak yönetmeyi, Doğu Anadolu’yu parçalayıp buralarda yeni devletler kurmayı ve Ermenilere toprak vermeyi kararlaştırmışlardır. Gizli antlaşmalara en büyük tepki Wilson İlkelerinin yayınlanmasıdır. Ø İngiltere İtalya gibi güçlü bir devlet yerine Yunanistan gibi zayıf bir devletle işbirliği yapmaya başladı. İtalyaya verilmesi gereken yerlerin Yunanistana verilmesi, Fransaya verilmesi gereken Bazı önemli yerlerede İngilterenin sahip çıkması üzerine İtalya ve Fransa, İngiltereden uzaklaştı. İtilaf grubunda parçalanmalar başladı. NOT Çanakkale savaşında İtilaf Devletleri İngiltere, Fransa, İtalya ile, Kurtuluş Mücadelesinde İngiliz ve Yunanlılarla savaştık. İzmir’in İşgali ve Sonuçları Yunanlılar İtilaf Devletleri’nin koruyuculuğu altında 15 Mayıs 1919’dan itibaren İzmir’i işgale başlamıştır. Rumların çılgın tezahüratları arasında İzmir’e giren Yunan kuvvetlerine ilk kurşunu atan gazeteci Hasan Tahsin, Batı cephesinde ilk Türk direnişini başlatmıştır. Yunanlılar İzmir’e girdikten sonra birçok insanı öldürmüşler, subay ve sivil memurları tutuklamışlar ve halka kötü muamele yapmışlardır. İzmir’in İşgalinin Sonuçları a. Yunanlılara karşı silahlı direniş başlamış, Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çalışmalarıyla Kuvay-ı Milliye birlikleri kurulmuştur. b. İzmir’e asker çıkaran Yunanlılar bölgede işgallere ve katliamlara başlamışlardır. c. Yerli Rumların taşkınlıkları artmış ve şehir Rumlar tarafından yağmalanmıştır. d. Anadolu’nun değişik yerlerinde İzmir’in işgalini protesto için mitingler yapılmıştır. e. İzmir’in işgal edilmesi tehlikenin ne kadar büyük ve yakın olduğunu ortaya koymuş ve Kurtuluş Savaşı’nın başlamasını hızlandırmıştır. Milli Cemiyetler Trakya Paşaeli Cemiyeti 2 Aralık 1918’de Edirne’de kurulmuştur. Amacı mütarekeden sonra azınlıkların taşkınlıkları ve işgaller karşısında Trakya’da yaşayan Türklerin haklarını koruyup, direnişi sağlamak ve gerekirse silahla karşı koymaktı. İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti 2 Aralık 1918’de kurulmuştur. Cemiyet İzmir’in Yunanlılara verilmesini engellemeye, İzmir’in Türklüğü hakkında propaganda yoluyla dünya kamuoyunu inandırmaya ve haklarını korumaya çalışmıştır. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti İzmir’de kurulan bu cemiyetin ilk adı “Müdafaa-i Vatan Heyeti” dir. İzmir’in işgalinden bir gün önce Redd-i İlhak Cemiyeti adını almıştır. Cemiyetin amacı; İzmir’in haksız olarak Yunanistan tarafından işgalini önlemek, İzmir ve çevresinin Türklere ait olduğunu dünyaya duyurmaktı. İzmir’in işgalinden sonra silahlı direnişe geçen Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çalışmalarıyla Kuvay-ı Milliye birlikleri kuruldu. Ayrıca cemiyet Balıkesir ve Alaşehir Kongrelerinin toplanmasında etkili olmuştur. Şark Vilayetleri Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Cemiyet ilk önce Doğu illerindeki Müslüman halkın haklarını korumak amacıyla İstanbul’da kuruldu. 10 Mart 1919’da “Erzurum Müdafaa-i Hukuk” şubesi açıldı. Erzurum Müdafaa-i Hukuk şubesi, Doğu Anadolu’nun Ermenistan’a verilmesini engellemek amacıyla hızla örgütlenmeye ve çevre illerle ilişki kurmaya başladı. Ayrıca cemiyet Ermenilerle mücadele etmek, Doğu illerinde Türklerin Ermenilere sayıca üstün olduğu kadar tarih, kültür ve uygarlık yönüyle de üstün olduğunu kanıtlamak için Fransızca Le Pays, Türkçe Hâdisât ve Albayrak gazetelerini çıkarmış, bu bölgeden göç edilmemesi, bilim, iktisat ve din alanlarında teşkilatların kurulması, bölgenin saldırılara karşı korunması, bölgenin haklarının savunulması gibi kararlar almıştır. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Trabzon ve yöresine yönelik Rum Pontus Devleti’nin kurulmasını engellemek ve Ermeni iddialarına karşı bölge halkının haklarını savunmak amacıyla Trabzon’da kuruldu. Kilikyalılar Cemiyeti Fransız ve Ermenilerin Adana ve çevresindeki emellerine ve işgallerine karşı 21 Aralık 1918’de Ali Fuat Paşa’nın girişimleriyle İstanbul’da kuruldu. Cemiyet, Adana’nın Fransız işgaline karşı savunulmasında etkili olmuştur. Milli Kongre Cemiyeti II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük fikrini ve Türk milliyetçiliği hareketini Milli Eğitim vasıtalarıyla yaymak amacıyla kurulan “Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti” üyeleri tarafından 29 Kasım 1918’de İstanbul’da kuruldu. Partiler üstü bir cemiyet olarak kurulan Milli Kongre Cemiyeti’nin amacı; Türkler hakkında dünyada yapılmış ve yapılmakta olan propagandalara yayın yoluyla karşı koymak ve Türk milletinin haklarını, tarihi vazifelerini, medeni vasıflarını belirtmekti. 1919 yılında Milli Kongre Türkler hakkında tanınmış yazarların sözlerini, dünya kamuoyunda Türklerin durumu ve Ermenilerin Müslümanlara yaptıkları zulümler hakkında vesikalar ve Fransızca eserler yayımlayarak etkili olmuştur. Sivas Kongresi’ne kadar birbirinden kopuk ve bağımsız hareket eden Milli Cemiyetler, Sivas Kogresi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla tek çatı altında birleştirilmişlerdir.
mondros ateşkes anlaşmasından sonra yapılan işgalleri gösteren harita